|
Klima, Fransızca “Climat” kelimesinden türetilmiş bir kelimedir
ve “konfor” anlamına gelir. Isıl konfor; insanın bulunduğu
ısıl ortamdan hissettiği rahatlık duygusu olarak
tanımlanabilir. Konforlu olmayan bir ortamda çalışan insan
üzerindeki pozitif veya negatif yöndeki ısıl yük, dikkatin
dağılmasına ve neticesinde, memnuniyetsizlik ve çalışma
performansının düşmesine sebep olabilir. Konfor kavramı
görecelik olmakla birlikte; kişiye göre değişimler, yaş, ortama
uyum sağlama hızı, cinsiyet, hava akımı ve asimetrik
ısıl ısınım gibi detay noktalar dışında konfora etki eden en
temel faktörler kişisel ve çevresel parametreler olarak iki
grup altında toplanabilir.
Kişisel parametreler;
• Kişinin aktivite düzeyi
• Kişinin giyinme durumu
Çevresel parametreler ise;
• Ortam sıcaklığı
• Ortam bağıl nemi
• Ortamdaki hava hızı
• Ortamdaki çeşitli yüzeylerin sıcaklığına bağlı olarak ortalama ışınım sıcaklığı olarak sıralanabilir.
Klimalar, ortamda ısıl konfor şartlarını amacıyla, kapalı ortamların
havasını soğutan, nemini alan, ısıtan, toz ve partikülleri
filtre eden, ihtiyaca göre taze hava kazandıran,
kötü koku ve kirli havayı uzaklaştıran, teneffüs edilen havanın
kalitesini yükselten cihazlardır.
Klimaların sağlık açısından büyük faydaları olduğu bilimsel
otoriteler tarafından da dile getirilmektedir. Özellikle yaşlılara,
kalp astım rahatsızlığı olanlara klima kullanmaları
tavsiye edilmektedir. Yaşanılan ortamlarda, dış hava şartlarına
göre değişiklik göstermekle birlikte yaklaşık olarak
23°C sıcaklık ve %50 bağıl nem sağlık açısından ideal koşullardır.
Nemin %40 ile %60 civarında tutulduğu klimalı
ortamlarda pek çok mikroskobik organizma oluşamadığından
alerjik yapılı kişiler için çok faydalıdır. Ayrıca klimanın
filtrasyon özelliği ile de toz, polen ve belirli boyuttaki
partiküller havadan ayrıştırılarak, solunum açısından daha
sağlıklı ortamlar elde edilmesi mümkün olmaktadır. Ancak
diğer taraftan klimaların yanlış kullanımının özellikle solunum
yolu enfeksiyonlarından sinüzit, bronşit ve zatürre
başta olmak üzere göz iltihabı, beyin iltihabı ve çeşitli kas
hastalıklarına neden olabilmektedir.
Üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş kişiler ile çocuk ve
yaşlıların bulunduğu ortamlarda klima kullanımına çok
dikkat edilmesi gerekir. Öncelikle bu ortamlarda kullanılan klimaların düzenli olarak temizliğinin yapılması büyük
önem taşımaktadır. İyi temizlenmeyen klimalarda bazı
mantar ve bakteri türleri üremekte, bu mantar ve bakteriler
önemli akciğer hastalıklarına neden olmaktadır. “Legionella
Pneumophilia” denen bir bakteri Legionella
prönomisine neden olmakta, özellikle merkezi tip klima
sistemleri kullanılan ve bu sistemlerin düzenli olarak temizliği
yapılmayan büyük otel ve iş yerlerinde çalışanlar,
bu hastalığa karşı risk altında kalmaktadırlar. Bu hastalık
ilk olarak 1976 yılında ABD'deki Pensilvanya lejyonerlerinin
yaptıkları bir toplantıda, salonda bulunan kişilerde görülmüştür.
Hastalığın havalandırma sisteminden kaynaklandığı anlaşılmış
ve hastalığın tanınması ile birlikte bu zatürre tipinin
alışılagelmiş zatürre belirtilerini göstermediği fark edilmiştir.
Hastalığa neden olan klima sistemindeki bakteri, klimaların
filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda üremekte
buradan da ortam havasına dağılmaktadır.
|
|
|
|
Hastalığın havalandırma sisteminden kaynaklandığı anlaşılmış ve hastalığın tanınması ile birlikte bu zatürre tipinin alışılagelmiş zatürre belirtilerini göstermediği fark edilmiştir. Hastalığa neden olan klima sistemindeki bakteri, klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda üremekte buradan da ortam havasına dağılmaktadır.
Klima kullanılan mahallerde:
• Sağlık sebepleri ile oda sıcaklığının dış ortam sıcaklığından 7-8 dereceden daha düşük olmaması tercih edilmelidir. Isı birden düşürülmemeli, kademeli olarak azaltılmalıdır.
• Ortamdaki konfor şartlarının sağlanabilmesi açısından duvar, taban, tavan ve pencereler ısı yalıtımlı olmalıdır.
• Enerjinin etkin kullanımı açısından mahallin kapı ve pencereleri kapalı tutulmalıdır.
Klima ile ortamın sadece soğutması değil, ısıtılması da sağlanabilir. Dış ortam sıcaklığı +5°C ve üzerinde olduğu zamanlarda klimalar ile hem ekonomik hem de sağlıklı bir şekilde ısıtılabilir. Dış ortam sıcaklığı +5°C’nin altında olduğu zamanlarda ise klimaların dış ünitelerinde buzlanma olacağından ısıtma kapasitesi düşmektedir. Bu durumu göz önüne alarak ek ısıtıcı veya daha düşük dış ortam sıcaklıklarında da ısıtma yapabilen inverter tip klimalar kullanılabilir.
Klasik klima uygulamalarından farklı olarak, inverter klimanın enerjiyi daha verimli kullanma olanağı değiştirilerek, ısıtma soğutma ihtiyacına göre kompresor devir değişimiyle kapasite kontrolünün yapılması mümkün olmaktadır. Ancak diğer taraftan hem kompresör elektrik motorunun değişik frekanslar altında çalışmaya uygun dizayn edilmiş olması, hem de bu motorun mikro işlemci kontrollü olarak çalıştırılıyor olması bu cihazların fiyatlarının klasik cihazlara göre daha yüksek olmasına sebep olarak gösterilebilir.
Klimalar iç ve dış ortamda değişik hava şartlarının altında kullanılan cihazlardır. Cihazların ısı değiştiricileri ısı transfer yüzeylerinde meydana gelen kirlenme performansını düşürmektedir. Ayrıca klima cihazlarında kullanılan soğutucu gaz basıncının mevsim sıcaklık şartlarına göre ayarlanması gerekir. Bu nedenle cihazlara yılda en az iki kere periyodik bakım yapılması son derece önemlidir. Periyodik bakımı yapılmayan cihazların veriminin düşmesi muhtemel olup, enerji sarfiyatı artacak ve cihazın kullanım ömrü azalacaktır.
Periyodik bakımlarda genel olarak:
• Elektrik bağlantılarının kontrolü ve temizlenmesi.
• Hava filtresinin kontrolü ve temizlenmesi.
• Serpantininin temizlenmesi.
• Serpantininin kimyasal madde ile yıkanması.
• Gaz kaçaklarının kontrolü.
• Drenaj tesisatının kontrolü.
• Mekanik aksam kontrolleri varsa aksaklıkların giderilmesi.
• Performans kontrolü.
• Cihazın çalıştırılıp performans kontrollerinin yapılması gerekmektedir.
<<< Geri
|